Teknoloji

Günümüzün Bilinmeyen Dünyası: Yapay Zekâ

Teknolojinin kısa sürede çok hızlı bir şekilde yenilenmesi sonucunda yapay zekâ pek çok mesleği etkiledi. Bazı mesleklerin yapay zekâ sayesinde yok olacağı düşünülürken, yeni meslek grupları da hayatımızda yer etmeye başladı. Ege Üniversitesi (EÜ) İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Şadiye Deniz ve EÜ Mühendislik Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Bilgisayar Yazılımı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Aybars Uğur, yapay zekânın günümüzdeki konumu ile alakalı bilgiler verdiler.

Yapay zekânın gazeteciliğe olan etkisine değinen Prof. Dr. Şadiye Deniz, “Yaşadığımız çağın dijital kültür çağı olması nedeniyle, her sektörün köklü değişimlere uğradığı bir zaman diliminden geçiyoruz. Gazetecilik de bu köklü değişimden bağımsız değildir. Şüphesiz ki dijital kültür çağının en çok tesir ettiği alanlardan biri de gazetecilik oldu. Yeni çıkan her teknolojinin gazeteciliği etkileyeceği hatta yok edeceğine dair endişeler her daim olmuştur. Şu an yapay zekâ için duyulan endişeler bir dönem radyo ve televizyon için de duyuluyordu. Özellikle yapay zekânın kaynak ve tasarruf bakımından kolaylık sağladığı ve haber yazma, başlık bulma gibi temel gazetecilik fonksiyonlarını üstlendiğini görüyoruz. İletişim teknolojilerindeki gelişmelere bakıldığında iletişim araçlarının değişime uğradığını söyleyebiliriz ancak kökten değiştiren ve tahrip eden bir özelliğinin olduğunu söyleyemeyiz” dedi.

“İyi gazeteciler her daim var olacak”

Yapay zekâ ile yapılmış bir haberin editöryel süreçten geçmesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Deniz,  “Bu gibi teknolojiler, kötü niyetli kişiler tarafından kullanılırsa, dezenformasyonun artmasına neden olabilir. Sahte haberler, hakaret ve asılsız söylemler üretebilir. O zaman da bu tarz haberlerden kim sorumlu olacak? Etik çerçeveden nasıl değerlendirilecek? Böyle bir gerçeklikten söz ediyoruz. Yapay zekâ ile yapılmış bir haberin mutlaka editöryel bir süreçten geçmesi, kontrol edilmesi gerekmektedir. Öğrencilerime her daim üç tavsiyede bulundum. Öncelikle hangi çağ olursa olsun belirli bir entelektüel seviyeye sahip olunması gerekiyor. Haber faktörlerini bilip iyi bir Türkçe ’ye sahip olmak ve haberin yazımından, Photoshop gibi işlemlere dek hâkim olunması gerekiyor. Çağ değişse de iyi gazetecilik yapan gazetecileri, ortadan kaldıramayacak” dedi.

“Yapay Zekâ, pek çok farklı alanda kullanılabilir”

Gazetecilik mesleği için yapay zekâda uzmanlaşmanın altını çizen Prof. Dr. Aybars Uğur, “Gazetecilik mesleğinin diğer pek çok meslekte olduğu gibi özellikle Üretken Yapay Zekâdaki gelişmelerden etkileneceğini düşünüyorum. Üretken Yapay Zekâ, orijinal içerik üretebilen yapay zekâdır. ChatGPT, Gemini, Stable Diffusion, Midjourney, DALL-E gibi, verilen komutu veya soruyu işleyerek istenen özelliklere sahip görüntü, yazı ve video üretebilen yapay zekâ uygulamaları hızlı içerik üretimi, bilgi araştırma, dil çevirisi gibi işlemleri yaptığı için önümüzdeki zamanlarda gazetecilik mesleğini derinden etkileyeceğini söyleyebilirim. 2017 yılından itibaren ivmelenmeye başlayan Üretken Yapay Zekâ uygulamalarının öneminin artıp, pek çok alanda kullanılabileceği öngörülmektedir. Günümüzde yapay zekanın gerçek dünyadan elde edilip kullanılan veriler nedeniyle yanlı ya da önyargılı kararlar üretebilmesi sorunu gerçek dünyada yaygın kullanılabilmesinin en önemli sorunudur. Hukuksal sorunlar ve belirsizlikler konusunda daha atılması gereken adımlar vardır. Üretken Yapay Zekâ ile yazı, görüntü, video, ses, kodlama ve yazılım üretebilme yapay zekâ araçlarının yapabildikleri arasındadır” dedi.

Yapay Zekânın hemen hemen tüm alanlarda kullanılmaya ve yaygınlaşmaya başladığını ifade eden Prof. Dr. Uğur, “Tıp, savunma sanayi, finans, bankacılık, tarım ve eğitim gibi birçok kritik alanda büyük dönüşümlerin yaşanması olasıdır. Örnek olarak kişiselleştirilmiş tıp veya eğitim olanakları yaygınlaştırılabilecek, iş hayatında ve enerji alanında da verimlilik artırılabilecek, daha ileri özellikler içeren akıllı şehirler oluşturulabilecek, ulaşımda kazaların sayısı ve olumsuz etkileri azaltılabilecektir. Mimaride, görsel tasarımlar hızlı ve kaliteli bir şekilde yapılabilecek, istenen özelliklere göre video üretebilen uygulamalar sayesinde film endüstrisinde de dönüşümler yaşanabilecektir. Bununla birlikte, dünyada ve yapay zekâ alanındaki olumlu veya olumsuz durum ve olaylara bağlı olarak beklenmeyen daha farklı gelişmeler de ortaya çıkabilir” dedi.

“Yapay Zekâ sayesinde sektördeki rekabet artacak”

Prof. Dr. Uğur, “Yapay Zekâ bir süredir kod üretebilir hale gelmiştir. Bu durum verimliliği artırdığı gibi otomasyonu da beraberinde getirdiğinden, özellikle farklı alanlardaki insanların kodlama öğrenme zorunluluğunu önemli ölçüde ortadan kaldırabilecektir. Ancak yapay zekâ, her alanda olduğu gibi kodlamada da ciddi hatalar yapabilmektedir. Yazılım geliştirmede test ve hata ayıklama süreci bilindiği gibi kritik bir öneme sahiptir. Kısa ve orta vadede yazılım geliştiricilerin sayısının azalabileceğini, yazılım üretebilen araçları iyi tanıyıp yönetebilen, hatalarını hızlı bir şekilde bularak düzeltebilen günümüzden daha farklı ve ileri niteliklere sahip yazılım geliştiricilerin yetişmesi gerekeceğini düşünmekteyim. Üretilen kodları uç alanlara ve özel gereksinimlere göre de düzenleyebilen yazılım geliştiricilere ihtiyaç duyulabilecektir. Yapay Zekâ ile yazılım geliştirme süreçlerinin hızlandırılması, daha büyük ve ileri yazılımlar yapılabilmesini de sağlayabilecek, sektördeki rekabeti de farklı bir boyuta taşıyabilecektir” dedi.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

-
Başa dön tuşu